Abdulbaki Kömür-Kar Çiçekleri ( 1993 Kaset )

  • Eser Sayısı
    10 Eser
  • Toplam Süresi
    45:09

Eskimesin Ezgiler

Player Liste Oynatıcı

Hakkında

Unutulmaz Bir Sanatçı ve Unutulmaz bir Kaset…Sadece dinleyin ve Eski yıllara bir gezi yapın….

 


Abdulbaki Kömür - 01 Kar Çiçekleri  *5:28*
Abdulbaki Kömür - 02 Gelin Dostlar  *3:51*
Abdulbaki Kömür - 03 Gökkuşağı  *3:33*
Abdulbaki Kömür - 04 Yalnızlığın Şarkısı  *6:46*
Abdulbaki Kömür - 05 Çocuğum  *2:52*
Abdulbaki Kömür - 06 Direnç  *4:21*
Abdulbaki Kömür - 07 Zulüm Coğrafyası  *4:55*
Abdulbaki Kömür - 08 Ve Sana Rüya  *4:41*
Abdulbaki Kömür - 09 Hep Ona Özlem  *4:58*
Abdulbaki Kömür - 10 Gider Oldum  *3:44*


Yorgan olsun istiyordu yüreğine ay ışığı /yetim evlerinde bir baca olup gökyüzüne dolana dolana tütmek istiyordu. Zarif yüreğinden dökülenler kalbimize dokunuyordu, yaralarımızı kanatıyordu.

Gecenin içinde bir dost ararken, ellerimiz buzlu camlara uzanırken, vaktin ipliğini hüzne sararken, şehrin yorgun ışıklarına bakarken, on adımlık avlularda gökyüzünü ararken, akşamüstleri yüreğimize inerken, gözlerimiz hasrete ağlarken hep o tercüman oluyordu hislerimize.

Slogan atmıyordu, bağırmıyordu. İçimizden geçen cümleleri tutup  hoş sadalar bırakıyordu  ellerimize.

Bosna için, Başbağlar için şiirler  yazıyordu. Bizim yerimize bizden çok çalışıyordu sanki.

su uyudu yer uyudu, suya hain izi düştü

karahaber tez duyuldu, yüreklere közü düştü

geçit vermez yalçın dağlar, deli deli akar çaylar

kana bulandı başbağlar, toprağa can özü düştü
oy bağbağlar, oy başbağlar

göynür içim ataş bağlar

nasıl vicdan ki taş bağlar

Şehrin gecelerine hüzün taşıyordu bir adam. Yayın yönetmenliği yapıyordu ilk kurulan radyolardan birinde, ilk kasetlerde hep onun sesi vardı, radyo programı yapıyordu, şairdi, karikatürler çiziyordu, besteler yapıyordu.
Bosna Hersek’in gülleri solgun açıyor duydun mu

Talan vurmuş bahçeleri bülbül ağlıyor duydun mu

Nerde insanlık nerde uygarlık

Nerde dünya nerde, sessiz kaldı zulme, petrol yok diye mi?

diyen sesi savaşın en amansız anlarında ağıtlarımıza yoldaş oluyordu.

Radyodan rumuzlarımızla istekler istiyorduk .

Kalmışım ortasında karanlıkların göremem anne

Yollarımı bağlar demir parmaklıklar gelemem 

Bir kurşun olur zaman saplanır tam alnıma

Gülemem anne 

diyordu o ; boğazımıza günlerce çözülmeyen bir yumruk düğümleniyordu.

Çocuktan, hüzünden, anneden, şiirden, zamandan, bahardan, çiçekten dem vuruyordu. İnceliklerle bir şair kalbiyle işliyordu sesini.

Sonra şiir albümleri yaptı. Şair olarak anılmak istedi belki de.

Güzel insanlar gider sessiz bir yağmur kalır

Ellerimizin yalnızlığına yıkılırken gurbet

Bizi parmakla sayılmayan acılardan geçirip

Bir hatıra kadar bölünmez dostluklara çıkarır

Camlara veda kelimeleri yazarız sonra

Hüzün bir gölge  gibi yürürken duvarlarda

İnsanlar anlamaz dünyamızı kardeşlerim

Çoğaltıp sessizce avuçlarımızı dualarda

Yürüyelim bahçelerde bir bahar gibi

Kocaman bir yürek çizelim toprağa
Ellerinde bir parça İstanbulla, dudağında eskiyen hasret şarkılarıyla, bir sevda gibi kararlı adımlarla  darağacına tebessüm* eden bu güzel insanın ansızın çıkıp gelmesini bekliyoruz.

Ah Bosna kasetinin kapağına ayrıca bakmanızı tavsiye ederim.

Darağacına Tebessüm/ şiir kitabı

Fatma Nur Ünal hatırlattı, özledi

 

Kaset İstatistikleri

  • Toplam Dinleme
    183
  • Bu hafta
    6
  • Bu ay
    26
  • Son çalınan
    1 gün Önce

Bu Kasetleri Dinleyin

Yorumlar

  1. Muhammed Furkan TEK dedi ki:

    Geçmişe açılan kapı gibi… Rabbim c.c. razı olsun kardeşim…

    1. senol7761 dedi ki:

      Eskiler bir başka Cümlemizden Razı Olsun..

Yorum Yaz